BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ HERKES ÇOCUKMUŞ

giriş

“BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ” HERKES ÇOCUKMUŞ…

Her masal şöyle başlar;

“Bir varmış bir yokmuş, Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde Develer tellal iken, pireler berber iken, Ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken”…

Böylece uzayıp giden ve hala bu yaşımda anlamını kavrayamadığım kelimeler dizini içinde masala bir hazırlık, girizgâh yapılır. Ekseriyetle kötülükler, entrikalar, dersler dolu hikâyeler anlatılır ve olmadık rüyalar görünür gözlerimizin önünde cansız, perdesiz hayalde…

Oysa bu kez masal böyle başlamayacak…

Bir varmış bir yokmuş…

Evvel zaman içinde, zaman evvel içinde; herkes çocukmuş…

Palavraya, şaşkınlığa, hırlıya hırsıza, kırmızı başlıklı kıza, cadıya, aldatan kurnaz tilkiye girmeyeceğim.

Bu Masalın kahramanları gerçek dünyadan isimler: (Hayri Akduman, Faize-Sevim, Muzaffer Çaha, Hakan Elyaban, Ahmet Eraslan, Vural Gökçaylı, Dilek Hanif, Banu Hatipoğlu, Cemil İpekçi, Sadık Kızılağaç, Yıldırım Mayruk, Gönül Paksoy, Barbaros Şansal, Canan Yaka, Zuhal Yorgancıoğlu)

Hepsi bir zamanlar güzel- şirin dünyalar tatlısı çocuklardı. Belki az belki çok oyuncakları oldu.

Yolları, evleri aynı olmasa da aynı oyun için oynadılar. Yıllar sonra anladılar tutkularının ortak bir geleceğe sürüklediğini, Oyuncakları kumaşlar, iplikler ve renklerdi. Ama bu kez benimle oynadılar; ben de onları çocukluk günlerine davet ettim.

VE;

Tasarımcı dostlarımdan birer oyuncak bebek tasarlamalarını istedim. Tek tip bebek ile sınırlamadım; yaratıma müdahaleyi pek uygun görmedim. Seçimi tasarımın yaramaz çocuklarına bıraktım. Bebeklerine giydirmek için hazırlayacakları kıyafetlerin ise Haute Couture’ün bir yansıması olmasını özellikle istedim. Her tasarımcının çizgisini ve yüksek dikiş tekniğini mini couture de görmek ayrı bir güzellik olacaktı.

Sonuç olağanüstüydü. Çünkü imzalar bebeklerin kumaşından, duruşundan, esprisinden anlaşılıyordu.

Ayrıca her birinin çocukluk yıllarından itibaren başlayan tasarım yolculukları ve düşleri gerçekten büyüleyiciydi. Kişisel duyarlılıklarına ve yaratım dünyalarına ilişkin bazı anekdotları az da olsa sizlerle buluşturduğum için tıpkı bir çocuk gibi sevinçliyim.

Aslında hepimiz bu süreçte yeniden çocukluğumuzun coşkusunu yaşadık.

Bizim masalın sonu güzel bitti. Doğrusu anladık ki geleceğin beşiğini sallayan da bizdik.

Siz de şöyle mi diyorsunuz?

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine…

Nur ONUR / 2007

 

 

designed by Bengü Şen